2009 ÖRÜŞKÜ'DE MEVLİD

 

 Örüşkü’de Buluştuk

 

Büyük Mürşid-i Kamil Ali Kara Efendi Hazretleri’nin 38.seneyi devriyesi münasebetiyle mevlid-i şerif okutuldu.Onbinlerce ülkemizin her köşesinden ziyaretçiler Akçadağ ilçesi Aşağı Örüşkü köyünde buluştu.Manevi atmosferin yaşandığı,birlik ve beraberlik duygularının yoğunluk kazandığı,ilahilerin ve duaların okunduğu mevlidde yoğun katılım olduğu gözlendi. Dervişler birbirleriyle hasret giderdi....

4 Mayıs 2009  16:56

 

Örüşkü’de Buluştuk

Büyük Mürşid-i Kamil Ali Kara Efendi Hazretleri’nin 38.seneyi devriyesi münasebetiyle mevlid-i şerif okutuldu.Onbinlerce ülkemizin her köşesinden ziyaretçiler Akçadağ ilçesi Aşağı Örüşkü köyünde buluştu.Manevi atmosferin yaşandığı,birlik ve beraberlik duygularının yoğunluk kazandığı,ilahilerin ve duaların okunduğu mevlidde yoğun katılım olduğu gözlendi. Dervişler birbirleriyle hasret giderdi.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri Miladi 1900 (H. 1254) yılında Malatya ili Akçadağ ilçesinin Aşağı Örüçkü köyünde dünyaya geldi. İsmi Ali'dir. Babasının ismi Aliseydi Efendi, annesinin ismi Fatıma Hanım'dır.

Şeyh Ali Efendi, çoçukluğunda ve gençliğinde Akçadağ’daki ve Malatya’daki hoca efendilerden Kur’an, tefsir, hadis gibi İslami ilimler okur ve öğrenir. Daha sonra Malatya’da askerlik görevini yaptığı sırada üstadı Şeyh Osman Nuri Ölmeztoprak hazretleri ile tanışır(Yıl 1926)Böylece başlayan Mürid-Mürşid ilişkisi 18 yıla yakın bir süre devam ettikten sonra ,Şeyh Osman Nuri Efendi hazretlerinin 23 Ocak 1944 tarihinde Yozgat şehrinde vefatı ile birlikte .1971 yılına kadar 27 yıla yakın  bir zaman manevi irşad görevini yürütür.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri,yaşadığı zaman içerisinde ,yerli yabancı herkesin takdirini kazanmış,eşsiz değerlerde büyük bir zattır.Ondaki insana ve cümle yaratılmış olana sevgi ve şefkat duygusunun yüceliği,hiç bir dilin anlatamayacağı kadar büyüktür.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri,Mürşid-i Şeyh Osman Nuri efendi hazretlerine,yine hiçbir dilin ve kalemin izah edemeyeceği bir manevi aşkla bağlanmış bu manevi aşk ve muhabbetin büyüklüğü ile de çok uzun zamanlarda ve yine çok büyük mücadeleler le manevi makam ve derecelere çok kısa zamanda erişmiş bir büyük Allah dostudur.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri, manevi alandaki bu eşsiz makamlara yükseldikçe,halkın nazarında da o nisbette sevilmiş ve sayılmıştır.Ama o hiçbir zaman tevazusunu terk etmeden  ve daima bir kul olduğunu unutmadan,bir derviş gibi yaşamış,fakat dünya durdukça gönüller sultanı olarak anılacaktır.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretlerine,ilahi sevgi duygusunun yüceliği ile zamanın Yunus Ermesi,manevi olgunluk derecesi ile devrin Mevlana Celaleddini ve yaptığı riyazet,ibadet ve insanı irşad ehli yapan çok tesirli sohbet ve kerametleri ile de asrın Şah-ı Nakşibendi Muhammed Bahaeddin’i dersek o büyük zat-ı belki biraz olsun anlatmaya çalışmış oluruz.

 Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri,tüm hayatını en büyük düşmanımız nefis ve şeytanın hilelerini anlatmak, Cenab-ı Hakk’a,insanlığa, devletine sevgi ve muhabbetle bakmayı öğretmek ve ebedi hayata en güzel bir şekilde hazırlanmak gayesine yönelik olarak;söz,fiil ve sohbetlerle geçirdi.Sayısız insana kendini sevdirdi.Sayısız insanın maddi  ve manevi sorunlarını çözdü.Bu büyük zat,Cenab-ı Hakk’ın kendisine bahşettiği yüksek meziyetleri dolayısıyla,Dünya durdukça sevgi ve saygıyla anılmaya devam olunacaktır.

Üstadı Şeyh Osman Nuri Bağdad-i Hazretleri O’nun için ‘’Allah beni Ali için Bağdat’tan buraya gönderdi.Anadolu’ya gelmemdeki zahiri sebep,birinci cihan harbi ise de,manevi sebeb Ali’nin irşad-ı için Cenab-ı Hakk’ın  beni Malatya’ya yönlendirmesidir.Çünkü ben daha Bağdat’ta iken Ali’nin irşad-ı hususu manevi ilham yoluyla bana bildirilmiştir’’Buyurmuşlardır.

Üstadını ,tarifsiz ve manevi aşkla seven ve üstadı tarafından da bir o kadar sevilen Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri,yaşadığı müddetçe O’nda yok olmuş,O’nda var olmuştur.Tüm sohbetlerini O’nun sözleri ile bitirmiş,gözyaşlarını  O’na olan hasretiyle akıtmış ve O’nun hayali ve huzuru olmayan bir zaman dilimi geçirmemeye azmetmiş bir büyük ve ender İnsan-ı Kamil’dir.

Şeyh Osman Nuri Efendi,O’nun için ‘’Ali ben,ben Ali’’Ali’ye  gitmeyen bana gelmesin’’demesine rağmen O mürşidine duyduğu derecesiz saygı nedeniyle hayatı boyunca kendini de,kerametlerinde,saklamaya ve yokluğa yönelmiştir.Bu davranış özellikleri,onun zamanın kutbu olduğunun bir başka boyutudur.

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri,1960 yılında yapılan ihtilal sonrası 6 ay kadar Sivas Kabak yazısı kışlasında gözetim altında tutuldu. Daha sonra herhangi bir cezai işleme muhatap olabilecek bir durumu olmadığından serbest bırakıldı.Bu da yine bir Allah dostunun yaşaması gereken imtihanlardan biriydi.    

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri bütün sohbetlerinde;müridlerin her hal ve hareketlerinde,ihlas,sabır,nefis muhasebesi,tevekkül,zühd,gönül zenginliği fedakarlık,cömertlik, edep ve haya duygularını ön planda tutmalarını,namaz ve zikir gibi ibadetlerde huzur ve dualarımızda tevazuyu,Ahiret hayatını geçiçi dünya hayatına tercih etmeyi,kabahat işleyeni affetmeyi,senden uzaklaşana senin kuçak açmanı,senden esirgeyene senin vermeni öğütlerdi…

O derviş çokluğuyla övünmekten ziyade,kişliği ve karekteri yoğrumlu,güzel ahlaklı,fikir zenginliğiyle donanmış fertler yetiştirmeye özen gösteriyordu. Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri’nin evi, dergahı,garip ve kimsesizlerin sığınağı,yaşlı ve bakıma muhtaçların huzur bulduğu bir mekan idi.O’nun dergahı hem ibadethane,hem misafirhane  ve hem de zahir ve batın hastalıklara şifa dağıtan bir hastane idi.  

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri her zaman ve mekanda ayağını şeriat esasları üzerine basan,emir ve yasaklar da istikamet üzere olan,daima azimetle amel eyleyen,sünnetlere tabi olan hayatı tümüyle ibret ve örnek alınacak,örnek alındığında ise ,her iki dünyada mesut olunacak abide bir insandır.

O her zaman ve her yerde yaptığı sohbetlerde,bir insanın hidayetine vesile olmak kadar kıymetli bir hizmet düşünülemez..Bir tek insanı kazanmak  bütün dünyaya sahip olmaktan daha büyük kazançtır.Her insanda ruh denilen Cenab-ı  Hakk’tan insanlara verilen bir emanet olduğunu,bu sebepten ister Müslim,ister gayrimüslim olsun her insana sevgi,saygı  ve şefkat gösterilmesini öğütlerdi.

1971'de dünyasını değiştirdiğinde bulunduğu Akçadağ ilçesi emniyet teşkilatı bunu şu itirafı ile dile getirmiştir: "Olan bize oldu Şeyh Ali Efendi'nin varlığı ile çevrede yıllardır hiçbir olay olmamış adete kurt kuzu ile birlikte dolaşır olmuştu."

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri 29 Nisan 1971 tarihinde ahirete irtihal etmiş olup, doğduğu ve yaşadığı Aşağı Örükçü köyündeki Türbesi,Yurdumuzun dört bir yanından ve hatta yurt dışında bile gelen ziyaretçilerin ve gönül dostlarının  ziyaret ettikleri  bir sevgi ve huzur abidesidir.

Utanıyorum bugün
Geçmiş günahlarıma
Elim boş, yüzüm kara
Geldim senin kapına

Hep nefsimi dinledim
Yanlış şeyler söyledim
Şimdi tövbe eyledim
Geldim senin kapına

Rızanı almak için
Doğruyu bulmak için
Yolunda ölmek için
Geldim senin kapına

Dersen kölen olayım
Seni bende bulayım
Hak rızasın alayım
Geldim senin kapına

Dostuna sevdir beni
Sırrına girdir beni
Kemale erdir beni
Geldim senin kapına

 

Kalem yazmaz oldu, ıslandı kağıt
Otuzsekiz senedir dinmedi ağıt
Al benden bu beni, ruhumdan ayırt
Otuzsekiz senedir dinmedi ağıt

 

Aşık olan bakmaz başka bir yare
Yar derdine ancak yar olur çare
Gelmişim kapına biçare
Olmadıkça dinmez bu ağıt

Neyleyeyim sensiz ben bu akılı
Karun olsam aklım sana takılı
Sevmişim bir kere ruhum çakılı
Gönül sarmadıkça dinmez bu ağıt

 

Ruhlar ancak sende bulur hidayet
Seven gönüllerde olmaz adavet
O nur cemalini görmezsem şayet
Kıyamete kadar dinmez bu ağıt

Yorum Yaz